kriptouygulamaları

Uzun yıllar TSK’de bulunduğum görevlerin ağırlığı, haberleşmenin sağlanması ile ilgili idi. Bu haberleşmenin sağlanmasındaki en önemli unsur ise güvenliktir. TSK ulusal güvenliği ilgilendiren her konunun iletilmesinde güvenliğe büyük önem vermiş ve çok büyük bir titizlik göstermiştir. Bu titizlik ve hassasiyet bu gün de artarak devam etmektedir. Kripto ise bu güvenliğin sağlanmasında uygulanan ilk ve önemli güvenlik unsurlarından birisidir.

Ancak bu güvenliğin ulusal kaynaklardan elde edilen kripto cihazları ile değil dış kaynaklardan temin edilen kripto cihazları ile yapıldığı da bir gerçekti. Bilinen bir şey vardı; o da ulusal olmayan kripto cihazları ile güvenliğin yeteri kadar sağlanamayacağı idi. Bu konu, daha sonraları TSK’de bir prensip haline gelerek yapılan çalışmalara ışık tutmuştur. Türkiye’deki bilgi güvenliği alanındaki gelişmelere, TSK ile TÜBİTAK’ın yürüttüğü müşterek çalışmaların olumlu katkıları olmuştur.

Türkiye’de, bir kripto cihazı üretilmesi konusunda bilgi, beceri ve altyapı da yoktu. TSK’nin kullandığı kripto cihazları dış kaynaklıydı. TSK, bu cihazları dışarıdan alıyor ve karşılığında büyük paralar ödüyordu. Yalnızca parasını ödemek yetmiyor, bir cihazı alabilmek için aylar hatta bir yıl kadar uzun bir süreyi beklemek gerekiyor, acil ihtiyaçların karşılanmasında büyük sıkıntı çekiliyordu. Bunun da nedeni, kripto cihazlarını almak istediğiniz ülkelerin kanunlarına göre resmi makamlarının onayı gerekiyor ve bu da uzun bir süre alıyordu. Cihazların bakım ve onarım ücretleri için dışarıya ödenen para da, oldukça büyük bir yekun tutuyordu. Haberleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelere uyum sağlamak için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında; yeni teknolojiye uyumlu kripto cihazlarının yurt dışından temin edilme zorlukları ve maliyetlerinin yüksekliği nedeni ile, büyük
sorunlar yaşanıyordu. Yaşanan bu zorluklara ilave olarak aynı zamanda TSK içerisinde, ulusal olmayan kripto cihazları ile güvenliğin sağlanamayacağı gerçekleri görülmüş ve ulusal kripto cihazının Türkiye’de gerçekleştirilmesinin gerekliliği konusunda fikirler oluşmaya başlamıştı.

İlk ulusal kripto cihazı üretilmesi çalışmaları, 1974 yılı içerisinde yeni adı ile GEBZE’deki Marmara Araştırma Merkezi, eski adıyla Marmara Araştırma Enstitüsü’nün bünyesinde bulunan Elektronik Araştırma Ünitesi’nde başlatılmıştır. EAÜ, bu gün faaliyetlerini Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) adı altında yürüten Enstitü’nün başlangıç noktasıdır. Türkiye’nin bilgi güvenliği tarihinde önemli bir yeri işgal etmesi nedeniyle, bu Ünite’nin tarihçesine burada kısaca değinmenin faydalı olacağını değerlendirmekteyim.

EAÜ, ilk defa 1968 yılında, Ankara’da bulunan Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi binasında, 5 kişilik bir araştırmacı grubu ile kurulmuştur.

1972 yılında, Ankara’dan Gebze-Kocaeli’deki MAE yerleşkesine taşınarak bundan sonraki faaliyetlerini MAE’ye bağlı bir birim olarak yürütmeye başlamıştır. Bu ünitenin kripto cihazı yapılması ile ilgili üç kişiden oluşan araştırmacı ekibi, bundan sonra çalışmalarına GEBZE’de devam etmiştir. Halen bu çalışmalar bu yerleşkede sürdürülmektedir.

TSK, resmi olarak ilk defa 1975 yılında EAÜ’den ulusal bir kripto cihazının yapılıp yapılamayacağının araştırılmasını talep etmiştir. Verilen cevapta bunun mümkün olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, araştırmaların TSK tarafından desteklenmesi halinde, bir proje olarak kendileri tarafından çalışmalara başlanabileceği ifade edilmiştir. Bu rapor doğrultusunda, TSK da bu güne kadar EAÜ tarafından yürütülen çalışmaları uygun gördüğünü ve EAÜ bünyesinde bir ulusal on-line kripto cihazının yapılabileceğine kanaat getirdiğini belirterek, yürütülen çalışmaları destekleyeceğini bildirmiştir.

05 Mayıs 1976 tarihinde de ulusal on-line kripto cihazı çalışmalarının TSK’nın projesi olarak uygun görüldüğü belirtilerek 4 adet prototip üretilmesi çalışmalarına başlatılması istenmiştir.

23 Kasım 1976 tarihinde Türkiye’de ilk defa ulusal on-line kripto cihazının prototipinin üretilmesine başlanmıştır. Bu arada proje grubunda çalışanların sayısı da on ikiye yükselmiştir.

İlk prototipin üretimi, 1978 yılı Şubat ayının ilk haftasında, yani başlangıcından on beş ay gibi bir süre sonra gerçekleştirilmiştir. Böylece Türkiye’de ilk defa Türk tasarımcı, mühendisi ve teknisyeni tarafından, o günün şartlarına uygun olarak TSK’nın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ulusal on-line kripto cihazı yaratılmıştır.

Yeni ulusal on-line kripto cihazının ismi de MİLON-I, açık adıyla; “Milli On-Line Kripto Cihazı-I olarak belirlenmiştir. Bundan sonra da bu cihaz, TSK’nın kripto envanterine bu adla girecek ve ulusal on-line kripto cihazlarının atası olarak tarihteki önemli yerini alacaktır. O tarihte üretilen ve TSK’da kullanılan MİLON-I On-Line Kripto cihazlarının serisi, teknolojik gelişmeler ve TSK’nın ihtiyaçlarına paralel olarak bu gün MİLON-VII’ye kadar ulaşmıştır.

28 Mart 1978 tarihinde Genelkurmay Başkanlığında yapılan toplantı sonu alınan kararda; ”Yurt içinde kripto cihazı tedarikini sağlayarak, hem kripto güvenliğini daha sağlam temellere oturtmak ve hem de döviz kaynaklarımızı daha ekonomik olarak kullanmak için, öncelikle yurt içindeki mevcut imkanlardan yararlanılması konusunda iki yıl önce TÜBİTAK’ta başlatılmış olan ulusal on-line kripto cihazı projesi üzerine hızla gidildiği ve kısa zamanda yapılan çalışmalar sonucunda cihazın bir laboratuvar prototipinin meydana getirilmiş olduğunun memnuniyetle görüldüğü belirtilmiştir. Buna ilaveten de, ancak yurt dışından cihaz tedarikine devam edildiği, hatta az bir miktar dahi olsa yeniden cihaz alındığı takdirde, yurt içinde uzun süre kripto cihazı üretiminin gerçekleşmeyeceği, hatta bu projenin terk edilmek zorunda kalınacağı; halbuki TÜBİTAK tarafından ortaya çıkarılan, cihazların gözle görülür bir duruma
geldiği bir sırada da projenin devamını tehlikeye düşürebilecek atılımlara girişilemeyeceği” beyan edilmiştir.

Böylece, dışarıdan hiç bir kripto cihazı teminine gidilmeden yürütülen projenin sonuna kadar desteklenmesine karar verilmiştir.

Bu arada TSK, MİLON-I cihazlarının NATO TEMPEST Standartlarına göre test edilmesinin uygun olacağı şeklinde bir talepte bulunmuştur. O günkü şartlarda, bu imkan ve kabiliyetlere sahip olunmaması nedeni ile, bu testlerin yapılamayacağı beyan edilmiştir. Bu durumda, TEMPEST Laboratuvarı’nın en kısa zamanda kurulması, bilgi, yetenek ve yetişmiş elemana sahip olunması ve sonuçta kripto cihazlarının TEMPEST testlerinin yapılabilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda, daha sonra da bahsedeceğimiz üzere, yapılan çalışmalar neticesinde, Türkiye, bugün akredite olmuş bir TEMPEST laboratuvarına, onu işletecek bilgiye ve yetişmiş personele sahiptir. O kadar ki 10-14 Mayıs 2005 tarihleri arasında, UEKAE’de bulunan bu TEMPEST laboratuvarında, 12 NATO ülkesinden 26 personelin katılımı ile bir TEMPEST Work-shope düzenlenmiştir. Üretilen ilk MİLON-I kripto cihazları, 04 Temmuz 1984 tarihinde TSK’ya teslim edilmiştir. TSK’nın zaman içerisinde artan iletişim kabiliyetlerine paralel olarak çoğalan güvenlik taleplerinin karşılanması maksadıyla, yeni teknolojiyi kapsayan on-
line kripto cihazlarının üretilmesine ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır.

Yeni nesil MİLON-II 23 Mayıs 1990, MİLON-III 15 Aralık 1995 tarihinde hizmete girmiş ve bunları diğer cihazlar takip etmiştir.

1991 yılı içerisinde EAÜ, bağlantı değişikliği yapılmadan Elektronik ve Yarı İletkenler Teknolojisi Bölümün’e (EYİTB) dönüştürülmüştür.

22 Ocak 1991 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına gönderilen yazıda; TÜBİTAK- MAM’ın 1991 yılında yeniden bir yapılanmaya gideceği, kurulacak bu yeni yapıda kripto biriminin kripto-analiz yetenekleri kazandırılarak daha da büyütülmesinin planlandığı belirtilmiştir. Ancak bu planlamanın başarılı olabilmesinin, TSK’nın desteği ile mümkün olabileceği vurgulanmıştır. Sonuç olarak ta, kripto cihazlarının güvenilirlik derecelerini kriptolojik yönden tayin edebilme yeteneğine sahip, ulusal kripto algoritmaları ve cihazlarını bir aile olarak tasarımlayan, geliştiren, üreten bir “Kriptoloji Merkezi”nin Genelkurmay Başkanlığı yönetim ve denetiminde MAM bünyesinde kurulması teklif edilmiştir.
Makalenin tamamını Pdf olarak indirmek ve okumak için tıklayınız.

Olay SALCAN

Yorumlar

Yorum Yapın !